31 Temmuz 2008 Perşembe

degisimin ilk kıvılcımı...

hersey olur, herşey büyür, herşey geçer, hayat kalır..
nerden başlasam nasıl anlatsam diye düşünürken tv 8 de Zuhal Olcay mırıldanıyordu bu şarkıyı, doğaçlama olsun dedim, hem kesinlikle birşeyler anlatıyor..anlayana.

Yıllardır yazmıyorum tek satır bile, zamanında fena yazmadığımı hatırlıyorum, ama ne zaman ki kelimelere olduğundan fazla anlam yüklemeye çalışıp, süslü cümlelerle genelde içinde olmadığım duygusal anlamlar katmaya çalıştığımı farkettiğimde uzaklaştım hep kendimden. O yuzden bıraktım yazmayı. Şimdi yazıyorum ama sadece kendime. Şimdi yazıyorum sadece kendimi motive etmek için, bahsettiğimn gibi bir değişimin anatomisine bu şekilde katkım olsun diye..

Düşündüklerini çabuk unutuyor insan, özellikle faydalı düşüncelerini. genelde oyunun düzenine kaptırıp gittiğimiz bu hayatta, kendi kendimizle hesaplaşmalarımız, planlarımız hep geçici oluyor. Sanırım bu yüzden yazmaya karar verdim, ama sadece kendime yazmaya.. Beğendirme derdi olmadan, dürüst ve yalınca. Kısaca samimiyetle. hayatta en sevdiğim söz samimiyet.. Durduğundan ve olduğundan çok daha fazla anlam taşıyan bir kelime samimiyet. Kendine bile samimi olamıyor insan genelde. Barışın, paylaşımın, mutluluğun ve doğallığın ilk kuralıdır samimiyet. Sadece okunuş biraz garip. sa-mi-mi-yet. Tek başına düşününce garip, iskemle gibi.. cocuklugumdan beri takıntılıyım şu iskemle sözcüğüne. ne garip tek başına okunuşu.. "iskemle ne lan" diyesim gelir hep. Neyse biraz ana başlığa geçeceğim paragraf başında.

Hiç yorum yok: